Türkiye dünyanın önemli pamuk üreticilerinden biri olmasına rağmen tekstil sanayisinin ihtiyacını yerli üretimle karşılayamıyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) bağlı Foreign Agricultural Service tarafından 2026/27 sezonu için hazırlanan tahminde Türkiye’nin lif pamuk üretiminin 525 bin tona gerilemesi, pamuk ithalatının ise 980 bin tona ulaşması bekleniyor. Aynı raporda Türkiye’nin pamuk tüketimi 1 milyon 450 bin ton olarak öngörülüyor.
Rakamlar tek başına önemli bir tablo ortaya koyuyor. USDA tahmini gerçekleşirse Türkiye’nin ithal edeceği pamuk miktarı, ülkede üretilecek lif pamuğun yaklaşık 1,9 katına ulaşacak.
525 bin ton üretime karşılık 980 bin ton ithalat
USDA’nın 2026/27 sezonu tahmini Türkiye pamuk piyasasının üretim ile tüketim arasındaki farkını açık biçimde gösteriyor.
Rapordaki temel tahminler şöyle:
- Lif pamuk üretimi: 525 bin ton
- Pamuk tüketimi: 1 milyon 450 bin ton
- Pamuk ithalatı: 980 bin ton
Bu rakamların tamamı USDA’nın 2026/27 Türkiye pamuk tahmininden geliyor.
Burada önemli bir ayrıntı var. Üretim ile tüketim arasındaki farkı doğrudan “ithalat ihtiyacı” olarak değerlendirmek doğru değil. Sezon başı stokları, ihracat ve sezon sonu stokları da pamuk arz dengesinde rol oynuyor. Ancak 525 bin tonluk üretim tahmini ile 1 milyon 450 bin tonluk iç tüketim tahmini arasındaki fark, Türkiye tekstil sektörünün neden ithal pamuğa ihtiyaç duyduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Bir sezon önce tablo daha farklıydı
Daha dikkat çekici nokta ise üretimde beklenen gerileme.
USDA’nın Nisan 2025’te yayımladığı Türkiye raporunda 2025/26 sezonu için lif pamuk üretimi 760 bin ton olarak tahmin edilmişti. Aynı raporda ithalat beklentisi 825 bin ton, tüketim beklentisi ise 1 milyon 450 bin tondu.
2026/27 tahmininde ise üretim 525 bin tona inerken ithalat beklentisi 980 bin tona çıkıyor.
Dolayısıyla USDA’nın iki sezon için yaptığı tahminler karşılaştırıldığında, beklenen yerli üretimde 235 bin tonluk düşüş görülüyor. Bu yaklaşık yüzde 31’lik gerilemeye karşılık geliyor. İthalat beklentisindeki artış ise 155 bin ton, yani yaklaşık yüzde 19 seviyesinde.
Bunlar gerçekleşmiş üretim ve ithalat rakamları değil. USDA tarafından sezon için yapılmış tahminler. Hasat sonuçları, tekstil sektöründeki talep, fiyatlar ve uluslararası ticaret şartları nedeniyle nihai rakamlar değişebilir.
Çiftçi neden pamuktan uzaklaşıyor?
USDA’nın Türkiye değerlendirmesinde üretimdeki düşüş beklentisinin arkasında pamuk fiyatlarının zayıf seyri ve üreticilerin yükselen girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanması gösteriliyor.
Sahadan gelen açıklamalar da benzer bir tablo çiziyor.
Söke Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri’nin 2026 sezonu için açıkladığı maliyet çalışmasına göre, dekardan 500 kilogram kütlü pamuk verimi varsayımıyla 1 kilogram kütlü pamuğun üretim maliyeti 47 TL olarak hesaplandı. Bu hesaplamaya tarla kirası, mazot, toplama, sulama, zirai ilaç ve işçilik gibi giderlerin dahil edildiği açıklandı.
Söke’deki değişim yalnızca maliyet hesabında görülmüyor. Medyascope’un 11 Eylül 2026 tarihli saha haberinde üreticilerin pamuk yerine buğday ve ayçiçeğine yöneldiği aktarılıyor. Haberde yer verilen TÜİK verilerine göre Aydın’da 2022 yılında 570 bin dekar alanda 283 bin ton pamuk üretilirken, 2024 yılında ekim alanı 557 bin 720 dekara ve üretim 246 bin 546 tona geriledi.
Dünya pamuk piyasasında da dikkat çekici bir dönem
Türkiye’deki gelişmeler dünya pamuk piyasasının değiştiği bir döneme denk geliyor.
USDA Economic Research Service’in Ağustos 2026 görünümüne göre dünya pamuk üretiminin 2026/27 sezonunda 117,6 milyon balyaya gerilemesi, tüketimin ise 122,9 milyon balyaya yükselmesi bekleniyor. USDA, küresel tüketimin üretimi üç yıldan sonra ilk kez aşmasını ve dünya sezon sonu stoklarının yüzde 7 azalarak 69,7 milyon balyaya gerilemesini öngörüyor.
Aynı değerlendirmede Türkiye, 2026/27 sezonunda ithalatının artması beklenen ülkeler arasında gösteriliyor.
Bu nedenle Türkiye’deki üreticinin ekim kararı yalnızca bir tarım meselesi değil. Yerli tekstil sanayisinin hammadde tedariki ve Türkiye’nin pamuk ithalatı açısından da önem taşıyor.
Asıl soru: Türkiye daha fazla pamuk üretebilir mi?
Türkiye’de pamuk tartışmasının merkezinde artık yalnızca “kütlü pamuk kaç TL?” sorusu bulunmuyor. Üreticinin dekardan elde ettiği verim, randıman, sulama imkânı, toplama maliyeti ve diğer girdiler birlikte sonucu belirliyor.
Pamukfiyat.com’daki maliyet ve randıman hesaplama araçlarıyla üretici kendi tarlasındaki rakamları kullanarak kilogram maliyetini ve pamuğunun randımana göre karşılığını hesaplayabilir. Böylece genel piyasa rakamı yerine kendi üretim şartlarına göre değerlendirme yapılabilir.
USDA’nın 2026/27 tahmini gerçekleşirse Türkiye 525 bin ton lif pamuk üretirken 980 bin ton pamuk ithal edecek. Sizce üreticinin yeniden pamuğa yönelmesi için en kritik konu hangisi: pamuk fiyatı mı, destek miktarı mı, sulama mı yoksa üretim maliyetlerinin düşmesi mi? Görüşünüzü yorumlarda paylaşabilirsiniz.